STAR WARS: YILIN EN BÜYÜK HAYAL KIRIKLIĞI

Sinema tarihindeki en sevdiğim iki seriden biri olan Star Wars’un benim için yeri ayrıdır. O yüzden yeni bir üçleme olacağı haberini ilk duyduğumda oldukça heyecanlandım.

Fakat, George Lucas’ın Lucas Arts’ı Disney’e satması ve serideki tüm kontrolünü Disney’e devretmesi beni rahatsız etti. Çünkü bundan sonra işin içinde olaya duygusal yaklaşan biri olmayacaktı. İş, tamamen profesyonellerin elinde olacaktı.

Disney, 2015'te Star Wars: Episode VII'yi çekmeyi planlıyor. Yeni bir üçleme olacak. Yönetmen koltuğunda ise Stardust'ın...

Posted by Ömer Ceran on Tuesday, November 6, 2012

Haberler geldikçe heyecanım arttı. Önce seriyi Stardust’ın yönetmeni Matthew Vaughn’ın yöneteceği haberi gelmesi, sonra da senaryonun Little Miss Sunshine ile Oscar alan Toy Story 3’ün senaristi Michael Arndt’a teslim edilecek olması, serinin emin ellerde olduğu izlenimi verdi bana.

Star Wars Episode VII'nin senaryosunu Little Miss Sunshine ile Oscar alan Michael Arndt'in yazacağı kesinleşti.

Posted by Ömer Ceran on Saturday, November 10, 2012

Kafamda farklı yönetmenler seriyi hangi boyuta taşırdı düşünceleri geçmeye başladı.

Star Wars Episode VII'ye en yakışacak yönetmen Michel Gondry'dir.

Posted by Ömer Ceran on Thursday, November 15, 2012

Disney Star Wars Episode VII için Before Sunrise ve Before Sunset'in yönetmeni Richard Linklater ile görüşebilir ve yeni filmin ismi de Before The ForceRise ve Before the ForceSet olabilir.

Posted by Ömer Ceran on Thursday, November 15, 2012

Hatta ben bile yönettim.

Rüyamda yeni Star Wars'ı ben yönetiyordum. Uzun bir aradan sonra adam akıllı bir rüya görebildim.

Posted by Ömer Ceran on Tuesday, November 20, 2012

Yeni Star Wars'da gelinen son nokta: Episode VII'yi Little Miss Sunshine ile oscar alan Michael Arndt yazacağı kesinleş...

Posted by Ömer Ceran on Thursday, November 22, 2012

Tek adam filmi olsa, nasıl olurdu diye düşünmeye başladım.

Star Wars Episode 7'de Yoda anlatılacakmış sadece diye bir söylenti var. Türkçe ismi Star Wars Episode Yoda olmalı.

Posted by Ömer Ceran on Tuesday, February 5, 2013

Star Wars Episode 7 ile ilgili son söylentilerde filmin Han Solo'ya odaklanacağı var. Film için Türkçe isim önerim: Star Wars Solo Han Destanı

Posted by Ömer Ceran on Thursday, February 7, 2013

Ama öyle olmadı. Michael Arndt senaryo ekibinden ayrıldı. Yönetmen koltuğu daha önce Mission Impossible ve Star Trek serilerinin ruhunu öldüren seri katili Jar Jar Abrams’a emanet edildi. İşte o andan itibaren Bölüm: VII’nin uzayda geçen yüzeysel bir James Bond filmi olacağını biliyordum.

Michael Arndt, Star Wars Episode VII'nin senaryo kadrosundan ayrıldı. Senaryo Jar Jar Abrams ve Lawrence Kasdan'a emanet.

Posted by Ömer Ceran on Friday, October 25, 2013

Micheal Arndt, yazdığı senaryolarda kendi sesinin hissedildiği oranda farklı isimler kullanıyor.Senaryonun tamamı...

Posted by Ömer Ceran on Sunday, August 23, 2015

Ve sonunda o tarih geldi. Star Wars Bölüm VII’yi izledim.

BÖLÜM VII

Film çok özür dilerim ama bildiğiniz bok. Çok rahatlıkla söyleyebilirim ki şu ana kadar izlerken bu kadar rahatsız olduğum başka bir film olmadı.

Hani George Lucas’a ikinci üçleme (I-II-III) için o kadar laf etmiştik ya… “Star Wars senin çocuğun; insan, evladına bunu yapar mı?” demiştik ya, ayıp etmişiz. Çünkü, ne kadar beğenmesek de o filmlerin bir ruhu vardı. Bölüm VII’de ise bu ruha affedersiniz… Neyse yazamayacağım.

Öncelikle şunu kabul edelim bu her neyse bir Star Wars değil. Eğer filmi beğendiyseniz seriyle çok da ilginiz yok demektir. Filmi beğenenlere Michael Bay filmlerini öneririm. Onlara bayılacaksınız.

BÖLÜM: VII NEDEN BİR STAR WARS FİLMİ DEĞİL?

Sizce bir filmi Star Wars yapan en temel şey nedir? Uzayda geçmesi mi? Işın kılıçlarıyla savaşılması mı? Han Solo gibi hayatının büyük bir kısmını Güç’ten bihaber geçiren karakterler mi?

Bir filmi Star Wars yapan iki unsur vardır. Bunlardan ilki merkezinde George Lucas’ın Taoizm’den beslenerek yarattığı Güç metaforu; ikincisi ise öğretmen-öğrenci ilişkisiyle anlatılan ve Lucas’ın Zen samuraylarından esinlenerek yarattığı Jedi şövalyeleridir. İşte biz Güç’ü yani Tao’yu usta-çırak ilişkisiyle; bir Jedi’ın Padawan’ına anlatmasıyla öğreniriz. (Star Wars’taki Taoizm referansları için  Star Wars: Evrende yanlış mıyız?  yazımı inceleyebilirsiniz.)

Yani Star Wars’un özü, Güç’ün öğretmenden öğrenciye anlatılmasıdır. Diğer her şey ise araçtır.

Güç

Örneğin Bölüm I, Yaşayan Güç üzerinedir, öğretmen Qui-Gon öğrenci ise Obi-Wan’dır.

Star Wars Bölüm I’de Obi-Wan ile Qui-Gon arasında şöyle bir diyalog geçer:

Qui-Gon: Endişelerini merkezine koyma Obi-Wan. Tüm dikkatini ait oldukları yere, bu ana ve buraya ver.

Kenobi: Ama Usta Yoda geleceğin farkında olmam gerektiğini söyledi.

Qui-Gon: Ama karşılığında şu anı vererek değil. Yaşayan Güç’ün farkında ol, genç Padawan.

Bölüm II Sabrın Gücü üzerinedir, öğretmen Obi-Wan öğrenci ise Anakin’dir.

Bölüm III Gücün Karanlık Tarafı üzerinedir, öğretmen ilk başta Obi-Wan sonra ise Palpatine öğrenci de Anakin’dir.

Bölüm IV Hislerin Gücü üzerinedir, öğretmen Obi-Wan öğrenci ise Luke’tur

Star Wars Bölüm IV’te Luke, Millennium Falcon’da ışın kılıcıyla antrenman yapmaktadır. Kendisine ateş eden topu engellemeye çalışırken her seferinde yaralanır.

O sırada Obi-Wan şöyle der:

Bu sefer bilincini serbest bırak, içgüdülerinle hareket et.

Bu sözlerinden sonra Obi-Wan, Luke’un kafasına bir kask geçirir ve ondan görmeden dövüşmesini ister.

Luke: Böyle hiçbir şey göremiyorum. Nasıl dövüşebilirim ki?

Obi-Wan: Gözlerin seni yanıltabilir. Onlara güvenme. Duyularını serbest bırak.

Bölüm V ise tamamen Güç üzerinedir, öğretmen Yoda öğrenci ise yine Luke’tur.

Star Wars Bölüm V’te Yoda Güç’ün her yerde olduğundan bahseder:

Ne kadar da güçlüdür o. Hayat doğurur onu, büyütür. Enerjisi bizi çevreler. Etrafımızı kaplar. Işıl ışılız biz. Sadece et ve kemik değiliz.

Etrafındaki Güç’ü hissetmelisin. Seninle benim aramdaki, ağaçtaki, taştaki, her yerdeki… Gemiyle, toprak arasındaki.

yodadagobah

Bölüm VI Güç’ün Aydınlık Tarafı üzerinedir, öğretmen Yoda öğrenci ise yine Luke’tur.

Star Wars Bölüm VI’da Yoda, Luke’a karanlık taraftan bahseder:

Unutma bir Jedi’ın kuvveti Güç’ten gelir. Dikkat et öfke, korku, saldırganlık; karanlık taraftır onlar. Karanlık yola bir kez girdiğinde, o yol sonsuza kadar kaderini kontrol eder. Asla İmparator’un gücünü hafife alma, yoksa sen de yaşarsın babanın kaderini.

Şimdi Star Wars Bölüm: VII’ye gelelim. Filmde George Lucas’ın Taoizm’den ve Zen’den beslenerek oluşturduğu “Güç” öğretisiyle ilgili bir şey görebildik mi? Ya da bu öğretinin öğretmen-öğrenci ilişkisiyle aktarıldığı bir sahne?

Star Wars Bölüm: VII Güç’e o kadar uzak ki… Filmin isminden zaten bu durum anlaşılıyor. Güç’ü uyanan bir şey olarak görmek bile J. J. Abrams ve senaryo ekibinin konuyla ne kadar ilgisiz olduklarını gösteriyor. Güç uyanamaz. Tao uyanamaz. Sonsuz olan bir şeyin uyanması mümkün değil.

Elif Şafak’ın Aşk’ı ne kadar Mevlana ile ilgiliyse, J.J. Abrams’ın Star Wars’u da o kadar The Force ile ilgili.

İyi ve Kötünün Savaşı

Bir hikayede iyi ve kötünün savaşının ne kadar iyi anlatıldığı, kötünün kötü olmaktaki motivasyonun ne kadar iyi anlatıldığıyla ilgilidir. Sinema tarihi, bilim-kurgu edebiyatı ve fantastik edebiyat iyi ve kötünün sonsuz savaşıyla doludur. Çoğu örnekte kötü hep kötüdür ve neden kötü olduğunu bize iyi bir şekilde anlatılmaz.

Ama Star Wars bu açıdan türünün nadir iyi öykülerinden birisidir. Anakin’in Güç’ün karanlık tarafına geçmedeki motivasyonu o kadar iyi anlatılmıştır ki, izleyen kendini Anakin’in yerine koyup onu ve motivasyonunu çok iyi anlar. Anakin karanlık tarafa tamamen iyi niyetlerle geçmiştir. Ölümsüzlüğün sırrını öğrenerek sevdiklerinin hayatını kurtarmak son derece soylu bir amaçtır.

Star Wars Bölüm VII’ye bakalım. Güç’ün karanlık tarafını temsil eden Kylo Ren’in karanlık tarafa geçme motivasyonu sizi tatmin etti mi? Ya da sizi tatmin eden bir şey bulabildiniz mi?

Peki o kıyafet de neyin nesi? Darth Vader, neredeyse tüm vücudu lavlar yüzünden yok olduğu için o bedene hapsolmuştu. Peki sen Ren Şovalyesi neden o kıyafet içindesin? Ya da sesini neden Darth Vader ayarında duyuyoruz? Sizce sadece Darth Vader’a duyulan hayranlık kötü olmak için yeterli mi?

Bir de Kylo Ren’in Darth Vader’ın başlığına bakarak yaptığı yakarış/dua/af seremonisi de nereden çıktı?

Kötüye olan hayranlık bir karakterin kötü olması için tatminkar bir neden değildir. Kaldı ki Darth Vader zaten Bölüm VI’da aydınlık tarafa geçtiği izlenimini verdi bize.

Ben Bu Filmi Daha Önce Görmüştüm

Jar Jar Abrams senaryoyu serinin V ve VI. bölümlerini yazan Lawrence Kasdan’la birlikte yazdı. Herhalde Abrams, “Filmim her ne kadar yüzeysel olsa da, ilk üçlemeye olabildiğince gönderme yaparsam ilk neslin kalbini kazanabilirim” diye düşündü. Hatta bunu o kadar abarttı ki bize Bölüm IV’ün yeniden çevrilmiş versiyonunu sundu. Yeni bir Death Star, onun zayıf noktası ve onu zayıf noktasından vuran başarılı pilotların hikayesini biz daha kaç defa izleyeceğiz?

SONUÇ:

Herhalde George Lucas bu fiyasko karşısında “Şimdi ikinci üçlemenin değerini anlamışsınızdır” diyordur.

Ama neyse ki en sevdiğim diğer seri olan Back to the Future hala emin ellerde. Robert Zemeckis ne demişti? “Ben hayatta olduğum sürece Back to the Future’ın yeniden çekilmesine ve yeni bir bölümünün çekilmesine izin vermeyeceğim”. En azından bunu düşünerek biraz rahatlayabiliriz.

Showing 6 comments
  • Yavuz Kuş
    Cevapla

    Az önce ekşisözlükte yazını okudum. Oradan buraya geldim. Ne diyebilirim ki? Sonunda şu filmi adam gibi izleyen birini gördüm. Star Wars filmlerinin meşhur kayan yazılı jenerik girişinde yaşadığım o 1 dakikalık heyecanı filmin kalanında bulamadım. Eklemek istediğim tek bir şey var. Her şey o kadar anlaşılır ve tahmin edilirdi ki bir noktadan sonra bitmesi için dua ettim. Yıllar sonra izlemiş olmak güzel bir duygu ama çok basit ve tekrar bir senaryo ile gişe için çekilmiş bir devam filmi. Son olarak bilmiyorum başka insanlar hatırladı mı ama o Generalin Hitler vari konuşması ne idi öyle?

  • Asli
    Cevapla

    Yazının her noktasına çok katılıyorum, kalemine sağlık. Force’u yukarıdan inen bir şeymiş gibi göstermeleri (oldu olacak Disney perisi gelip kızın başına değnek dokundurup verseydi force kullanma yetisini, ışın kılıcına dokununca olayın Yüzüklerin Efendisi’ne dönmesi falan… düşündükçe kahroluyorum), serinin neredeyse tüm filmlerini hiçe saymaları bende çok büyük hayal kırıklığı yarattı. Zaten hikaye işleyişinde de zayıflık ve bir boşluk vardı film boyunca, çoğu sorunun cevabını vermeden (First Order nedir nasıl bu kadar güçlendi, direnişçi ekip ne ara oluştu, Luke’un yetiştirdiği jedilar… vs) birden aksiyon sahneleri başladı ve film bitti… Kylo Ren sahnelerinde “tamam bir şeyler anlatacaklar, Kylo Ren’in travmalarında aradığımız soruların cevabı geliyor mu acaba dedim hoop yine aksiyon filmine döndük… (Çok laf edilen I-II-III’te bile Palpatine’in Anakin’in aklını ilmek ilmek çelişi, o politik oyunlar… çok şey vardı. Bu film boş!) Remake’i yapıp her şeyin cevabını 8. filme atmışlar gibi bir durum oluştu. 8. filmde durumu toparlamaları gereken çok şey var. Yapamazlarsa iyice her şey batmış olacak.

  • Metin
    Cevapla

    Son derece başarılı bir yorum ve yazı. Altına imzamı atarım. Film ile ilgili yapılan tüm pazarlama, dolaylı reklamlar, kampanyalar ve maalesef film, baştan (sona) bu ticari furyaya hizmet amacıyla yapılmış. Ticaret her zaman vardı kabul ediyorum ama önceleri en azından ruhu olan bir şey de vardı buna sebep olan. Hatta son üçlemede bile nispeten zayıf da olsa hissediliyordu. Hayranlara faturalı abone muamelesi yapan bu zihniyet maalesef ruhu tamamen yok etmiş durumda. Senaryo deseniz o da bölüm IV ün kötü bir kopyası maalesef. Bence artık Star Wars’ un suyunun! (diğer şeyi yazamadım) çıkarılmasına bir son vermezlerse, yakında suyu çıkarılacak bir şey kalmayacak. Yeni serileri Marketing Wars olarak devam ettirsinler illaki yapacaklarsa. Aynen reklamlarda dediği gibi olmuş. “Her neslin kendi hikayesi vardır” diyor ya bu bizim neslin hikayesi kesinlikle değil. Ama Star Wars da değil, hayalkırıklığı.

  • Fahrettin
    Cevapla

    Duygularım daha iyi ifade edilemezdi herhalde. StarWars VII eğer çok izlenirse yalnızca iyi reklamım semeresi denebilir. Yoksa film beş para etmez.

  • fremd27
    Cevapla

    Yönetmen mi yahudi idi kötü tarafı nazilere benzetmek tam bir iğrençlikti…senoryada hiç bir derinlik yoktu hiç uğraşılmamış en kötü starwars filmi bence…

  • Enis
    Cevapla

    “fremd27” dünya tarihinde nazi duyarı yapan ilk insansın, tebrik ederim.

YORUM YAP

ARAYIŞ