<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Hızlı ve Yavaş Düşünmek Archives - Cevap İşareti</title>
	<atom:link href="https://www.cevapisareti.com/tag/hizli-ve-yavas-dusunmek/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.cevapisareti.com/tag/hizli-ve-yavas-dusunmek/</link>
	<description>Ömer Ceran Kişisel Sayfası</description>
	<lastBuildDate>Wed, 20 Mar 2019 14:19:58 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://www.cevapisareti.com/wp-content/uploads/2016/07/cropped-cevapisareti-32x32.avif</url>
	<title>Hızlı ve Yavaş Düşünmek Archives - Cevap İşareti</title>
	<link>https://www.cevapisareti.com/tag/hizli-ve-yavas-dusunmek/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>KONUŞAN BİLMEZ</title>
		<link>https://www.cevapisareti.com/konusan-bilmez/</link>
					<comments>https://www.cevapisareti.com/konusan-bilmez/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ömer Ceran]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 18 Mar 2019 21:36:45 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Davranışsal Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[Doğu Öğretileri]]></category>
		<category><![CDATA[Hayati Meseleler]]></category>
		<category><![CDATA[Aldous Huxley]]></category>
		<category><![CDATA[Algı Kapıları]]></category>
		<category><![CDATA[Arrival]]></category>
		<category><![CDATA[Budizm]]></category>
		<category><![CDATA[Daniel Kahneman]]></category>
		<category><![CDATA[Default Mode Network]]></category>
		<category><![CDATA[DMN]]></category>
		<category><![CDATA[Hızlı ve Yavaş Düşünmek]]></category>
		<category><![CDATA[Lao Tzu]]></category>
		<category><![CDATA[Mesnevi]]></category>
		<category><![CDATA[Mevlana]]></category>
		<category><![CDATA[Sözlü Gölgeleme]]></category>
		<category><![CDATA[Tao Te Ching]]></category>
		<category><![CDATA[Taoizm]]></category>
		<category><![CDATA[Tasavvuf]]></category>
		<category><![CDATA[Thinking Fast and Slow]]></category>
		<category><![CDATA[Varsayılan Ağ Modu]]></category>
		<category><![CDATA[Verbal Overshadowing]]></category>
		<category><![CDATA[Zen]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.cevapisareti.com/?p=12490</guid>

					<description><![CDATA[<p>The post <a href="https://www.cevapisareti.com/konusan-bilmez/">KONUŞAN BİLMEZ</a> appeared first on <a href="https://www.cevapisareti.com">Cevap İşareti</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div style='display:none;' class='shareaholic-canvas' data-app='share_buttons' data-title='KONUŞAN BİLMEZ' data-link='https://www.cevapisareti.com/konusan-bilmez/' data-app-id-name='category_above_content'></div><div class="wpb-content-wrapper">
<div  data-mk-stretch-content="true" class="wpb_row vc_row vc_row-fluid jupiter-donut- mk-fullwidth-false  attched-false     js-master-row  mk-grid">
				
<div class="vc_col-sm-12 wpb_column column_container  jupiter-donut- _ jupiter-donut-height-full">
		<div class=" vc_custom_1552828843306">

<div id="text-block-2" class="mk-text-block  jupiter-donut- ">

	
	<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Bizim apartmana girdim. Saat gecenin bir buçuğu, kulağımda kulaklık… Bir gün önce keşfettiğim bir şarkıyı bir milyonuncu kez dinliyorum. Asansörü çağırdım. Beklerken de gözlerimi kapattım, dinlediğim şarkıyı adeta yaşıyorum. Ellerimi şarkının ritmine göre hareket ettiriyor, dans ediyorum. Gecenin bu saatinde kimsecikler de yok orada.<br />
</span><span style="color: #000000;"><strong>&#8220;Affedersiniz&#8221;</strong> diye bir ses duydum. Ses, hemen arkamda duran ve bana tuhaf bir şekilde bakan bir kızdan gelmekteydi. Asansöre geçmesi için ona yol vermemi istedi. Bu arada, ben şarkıyı yaşarken asansör gelmiş, fark etmemişim. Önünden çekildim. Kız bana tuhaf bir şekilde bakarak asansöre bindi ve gitti. Hatta giderken de kafasını sallıyordu.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">O an yukarıya bakıp Tanrı&#8217;yı, Evren&#8217;i, Sistem’i alkışladım. &#8220;Helal olsun&#8221; dedim. <strong><em>11 yıldır yaşadığım bu apartmanda, böyle bir komşumuz varken, onunla ilk karşılaşmamızı bu şekilde tasarladığı için.<br />
</em></strong>Alkışladım, çünkü ilk defa, karşılaştığım bir insana, kendimi tam anlamıyla eksiksiz anlatabilmiştim. <strong><em>İlk defa, ilk kez tanıştığım bir insana, sözcüklerin neden olduğu tüm o perdeler olmadan kendimi net bir şekilde ifade edebilmiştim.</em></strong> İlk defa sözcükler, gölgelememişti iletişimi (verbal overshadowing).</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Ben bunları düşünürken bir yerden reçel kokuları almaya başladım. Kokular, bir araştırmadan geliyordu.<br />
</span><span style="color: #000000;">Araştırma kapsamında bir grup insana, kalitesi tat uzmanları tarafından belirlenen ve tadı çok kötüden çok iyiye değişen reçeller tattırılıyor. Bu insanlardan, reçelleri tadarken hangilerini beğendiklerini ve neden onu beğendiklerini ayrıntılı bir biçimde açıklamaları isteniyor. </span><br />
<span style="color: #000000;">Deneydeki aynı özellikteki diğer grup insana ise (yani kontrol grubuna) yine aynı reçeller tattırılıyor. Ama bu gruptan reçellere sadece puan vermeleri isteniyor.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Sonuç mu? İkinci grup (yani puan veren grup) son derece normal bir şekilde en kaliteli reçele fazla puanı veriyor, en kötü kalitedeki reçele ise en düşük puanı veriyor.</span><br />
<span style="color: #000000;">İlk grupta ise (beğendiği reçelde, neyi beğendiğini detaylarıyla açıklayan grupta) tam tersi bir sonuç ortaya çıkıyor. İlk grubun reçelde neleri beğendiklerini düşünüp, onları detaylıca açıklamaları; onları negatif yönde etkiliyor.</span><br />
<span style="color: #000000;"><strong><em>İlk grup kötü kalitedeki reçelleri diğer gruba göre daha çok tercih ediyor, daha çok beğeniyor ve o reçellerin daha iyi olduklarını iddia ediyor.</em></strong> <em>(Tim Wilson ve Jonathan Schooler; 1991. Thinking Too Much, Journal of Personality and Social Psychology 60 (2): 181-92)</em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">İşte bu duruma <strong><em>“verbal overshadowing” yani “sözlü gölgeleme”</em></strong> deniyor. Peki neden beğenimizi sözcüklerle detaylı bir şekilde anlatmak, ters bir etki yaratıyor? Ya da konuyu biraz daha genişletirsek, <strong><em>araya sözcüklerin girmesi neden bizim, şeyleri oldukları gibi görmemize (seeing things as they are) engel oluyor?</em></strong></span></p>

	<div class="clearboth"></div>
</div>

	</div>
</div>
	</div>

<div  data-mk-stretch-content="true" class="wpb_row vc_row vc_row-fluid jupiter-donut- mk-fullwidth-false  attched-false     js-master-row  mk-grid">
				
<div class="vc_col-sm-12 wpb_column column_container  jupiter-donut- _ jupiter-donut-height-full">
	
<h2 id="fancy-title-4" class="mk-fancy-title  simple-style jupiter-donut-  color-single">
	<span>
				<p><strong>DÜŞÜNCE SİSTEMLERİ</strong></p>
			</span>
</h2>
<div class="clearboth"></div>



	<div class=" vc_custom_1552828922204">

<div id="text-block-5" class="mk-text-block  jupiter-donut- ">

	
	<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Kararlarımızın, genel olarak 2 sistemin etkisi altında olduğunu söyleyebiliriz. Bunları Nobel Ekonomi Ödülü sahibi Kahneman, <em>Thinking Fast and Slow</em> kitabında <em>(Penguin Books, 2011, Sayfa 20-21)</em> kolaylık olması açısından <strong><em>“Sistem 1”</em> ve <em>“Sistem 2”</em></strong> olarak adlandırıyor.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;"><strong><em>Sistem 1</em>,</strong> hızlı ve otomatik bir şekilde ve en ufak bir çaba gerektirmeden çalışırken; <strong><em>Sistem 2</em></strong> ise dikkat ve çaba gerektiren işlerde kontrolü ele alıyor.</span></p>

	<div class="clearboth"></div>
</div>

	</div>
<div class="mk-blockquote line-style jupiter-donut-" id="mk-blockquote-6"><p><strong><em><span style="color: #000000;">Konuyu daha da açmak gerekirse, aşağıdaki durum ve işlemlerde Sistem 1 etkin görev alır:</span></em></strong></p>
<p><em><span style="color: #000000;">2+2=?</span></em></p>
<p><em><span style="color: #000000;">Boş bir yolda araç kullanırken</span></em></p>
<p><em><span style="color: #000000;">Gazetenin manşetini okurken</span></em></p>
<p><em><span style="color: #000000;">Annem “neredesin” diye sorduğunda “yoldayım” diye cevaplarken</span></em></p>
</div><div class="mk-blockquote line-style jupiter-donut-" id="mk-blockquote-7"><p><em><strong><span style="color: #000000;">Aşağıdaki durumlarda ise Sistem 2 kontrolü ele alır:</span></strong></em></p>
<p><em><span style="color: #000000;">Kalabalıkta sarışın asimetrik kesim kısa saçlı bir kızı ararken (bir arkadaşım bir ara böyle birini arıyordu da)</span></em></p>
<p><em><span style="color: #000000;">Dar bir alanda park yaparken,</span></em></p>
<p><em><span style="color: #000000;">Farklı marka kulaklıkları karşılaştırırken,</span></em></p>
<p><em><span style="color: #000000;">Whatsapp’ten gelen bir mesajı defalarca düşünüp defalarca yazıp sonra silip sonra ilk yazdığına dönüp o şekilde cevap verirken,</span></em></p>
</div>	<div class=" vc_custom_1552829476278">

<div id="text-block-8" class="mk-text-block  jupiter-donut- ">

	
	<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Kısaca <strong><em>Sistem 1,</em></strong><em> hızlı ve otomatiktir. Bilinçli herhangi bir kontrol ve en ufak bir çaba gerektirmeden çalışır.<br />
</em></span><span style="color: #000000;"><strong><em>Sistem 1,</em></strong><em> evrimsel olarak daha eskidir. Çok görmüş geçirmiştir.<br />
</em></span><span style="color: #000000;"><strong><em>Sistem 1</em></strong><em> bilinçaltımızdır, içimizdeki sestir, kalbimizin sesidir, istemsizce yapılan vücut hareketidir, doğallıktır.</em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;"><strong><em>Sistem 2</em></strong><em> ise bilinçli bir çabayla çalışır, uzun uzun düşünür, analiz eder, sorgular. Oldukça dikkatlidir.<br />
</em></span><span style="color: #000000;"><strong><em>Sistem 2</em></strong><em>’nin çalışması kişinin deneyimi, tercihleri ve konsantrasyonu üzerinedir.<br />
</em></span><span style="color: #000000;"><strong><em>Sistem 2</em></strong><em>, Sistem 1’e oranla evrimsel olarak daha yenidir. İhtiyaçtan ortaya çıkmıştır. Sayesinde bugüne kadar sürekli gelişerek gelebilmişizdir.</em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Bu sistemlerden birini diğerine tercih edemeyiz. Bazı durumlarda Sistem 1’i kullanmamız gerekirken bazı durumlarda o işi ancak Sistem 2 ile çözebiliriz. Problem ise hangi sistemi dikkate alacağımızı bilemememizden ya da bir sistemin fark ettirmeden diğerinin yerini almasından kaynaklanıyor.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Şimdi reçel deneyine tekrar dönersek insanlardan neyi beğendiklerini detaylı bir şekilde anlatmaları istendiğinde, insanlar daha kötü kalitedeki reçelleri beğeniyorlar, onların daha iyi olduğunu iddia ediyorlar. Ama diğer grup reçelleri sadece puanladığında onlarda böyle bir durum yaşanmıyor. Peki neden böyle oluyor?</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Öncelikle beğeninin, neyi sevdiğimizin ya da kısaca duygularımızın kontrolü Sistem 1’dedir. Duyguların Sistem 1 tarafından yönetilen hızlı düşünceler olduğunu söyleyebiliriz. Bu yüzden herhangi bir durum karşısında biz hızlı karar vermek adına duygu ile düşünürüz. Bu yüzden verdiğimiz ilk tepkiler, kararlar genelde duygusal olur.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Reçelleri puanlandıran grup, <strong>“buna acaba kaç puan versem”</strong> diye düşünmez. Reçeli tadar ve tam o anda kaç puan vermesi gerektiği kafasında belirir. Bu süreçte hızlı düşünür ve Sistem 1’i kullanır. Bu yüzden puan veren grup, daha kaliteli reçele daha çok puan verir. Ama diğer gruptan hangi reçeli neden beğendikleri, detaylı bir şekilde anlatmaları istendiğinde detaylıca düşünmeye başlarlar. Sistem 1 çalışması gerekirken araya lanet olası Sistem 2 girer. Bu grup, reçelleri detaylı bir şekilde düşünürken artılarını eksilerini tartmaya başlar, belki birinin rengi daha açıktır, daha açık rengi olanın daha az yoğun olduğunu düşünüp daha kötü zannedebilirler. Ya da o reçeli tadarken <strong><em>“ben bunda neyi sevdim”</em></strong> diye düşünürken belki de o reçel onlara biraz daha tatlı gelir ve tatlı olanın daha şekerli olduğunu düşünerek onun sağlıksız olduğu sonucuna varabilirler. Kısaca fazla düşünmek ve onu sözcüklerle ifade etmek kişinin neyi beğendiğini fark etmesini engeller. O yüzden neyi beğendiğimiz, kimi sevdiğimiz, onda ne bulduğumuz konusunda eğer düşünürsek, bunun artılarını eksilerini çıkarırsak, sözle ifade etmeye çalışırsak beğenmediğimiz bir şeyi beğendiğimizi zannedebiliriz. Aman dikkat. Lütfen, burası önemli. <strong><em>Bir şeyi deneyin, tadın ve susun. Açıklamaya çalışmayın. Kendinize açıklama yapmak zorunda değilsiniz.</em></strong></span></p>

	<div class="clearboth"></div>
</div>

	</div>
</div>
	</div>

<div  data-mk-stretch-content="true" class="wpb_row vc_row vc_row-fluid jupiter-donut- mk-fullwidth-false  attched-false     js-master-row  mk-grid">
				
<div class="vc_col-sm-12 wpb_column column_container  jupiter-donut- _ jupiter-donut-height-full">
	
<h2 id="fancy-title-10" class="mk-fancy-title  simple-style jupiter-donut-  color-single">
	<span>
				<p><span style="color: #000000;"><strong>DİL PERDEDİR</strong></span></p>
			</span>
</h2>
<div class="clearboth"></div>



	<div class=" vc_custom_1552830110632">

<div id="text-block-11" class="mk-text-block  jupiter-donut- ">

	
	<p style="text-align: JUSTIFY;"><span style="color: #000000;">Yıllar önce şunu fark ettim. İletişimin önündeki en büyük engel, konuşmak. Eğer sözcükler olmasa o kadar iyi anlaşabiliriz ki. Küçük bir bakış, bir gülümseme, vücudun ya da elin bir hareketi her şeyi açık ederken biz nedense sözcüklerle o şeyi kısıtlıyoruz. Sözcüklere o kadar bel bağlamışız ki sözcükler bizim bir şeyi olduğu gibi görmemize engel oluyor. Ve maalesef o şey için uygun gördüğümüz o sözcük, onun potansiyelini görmememizi sağlıyor.</span></p>

	<div class="clearboth"></div>
</div>

	</div>
<div class="mk-blockquote quote-style jupiter-donut-" id="mk-blockquote-12"><p><span style="color: #000000;"><em>… Fakat söz dar, mana ise pek geniş.</em></span></p>
<p><span style="color: #000000;"><em>Söz manaya daima kifayetsiz. Onun için Peygamber “Tanrı’yı bilenin dili tutulur” dedi.</em></span></p>
<p><span style="color: #000000;"><em>Söz, hesapta usturlaba benzer. Usturlap göğü, güneşi ne kadar bilebilir ki?</em></span></p>
<p><span style="color: #000000;"><em>Hele bu gök olursa… Bu öyle bir gök ki gökyüzü, buna nispetle bir katre. Bu güneş, o güneşe nispetle bir zerre.</em></span></p>
<p><span style="color: #000000;"><strong><em>Mesnevi – II. Cilt</em></strong></span></p>
<p><span style="color: #000000;"><strong><em>3012-3015; Sayfa: 245</em></strong></span></p>
<p><span style="color: #000000;"><strong><em>Doğan Kitap; Çeviren: Veled Çelebi</em></strong></span></p>
<svg class="mk-svg-icon" data-name="mk-icon-quote-left" data-cacheid="icon-69ebb43e4c0ab" xmlns="http://www.w3.org/2000/svg" viewbox="0 0 1664 1792"><path d="M768 960v384q0 80-56 136t-136 56h-384q-80 0-136-56t-56-136v-704q0-104 40.5-198.5t109.5-163.5 163.5-109.5 198.5-40.5h64q26 0 45 19t19 45v128q0 26-19 45t-45 19h-64q-106 0-181 75t-75 181v32q0 40 28 68t68 28h224q80 0 136 56t56 136zm896 0v384q0 80-56 136t-136 56h-384q-80 0-136-56t-56-136v-704q0-104 40.5-198.5t109.5-163.5 163.5-109.5 198.5-40.5h64q26 0 45 19t19 45v128q0 26-19 45t-45 19h-64q-106 0-181 75t-75 181v32q0 40 28 68t68 28h224q80 0 136 56t56 136z"></path></svg>
</div>	<div class=" vc_custom_1552830487088">

<div id="text-block-13" class="mk-text-block  jupiter-donut- ">

	
	<p style="text-align: JUSTIFY;"><span style="color: #000000;">Burada usturlabı bir tür teleskop olarak düşünebiliriz. Bir şeyi sözcüklerle ifade ederken de devasa gökyüzüne aslında teleskopla bakıyoruz. Sizce teleskopta gördüğümüz şey uzayı tanımlar mı?</span></p>

	<div class="clearboth"></div>
</div>

	</div>
<div class="mk-blockquote quote-style jupiter-donut-" id="mk-blockquote-14"><p><span style="color: #000000;"><strong><em>Mesnevi’ye göre, dil ya da sözcükler aynı zamanda Asıl’a ulaşmamızın önündeki en büyük engeldir.</em></strong></span></p>
<p><span style="color: #000000;"><em>Bir adam senin baban olur ama başka birisinin de oğludur.</em></span></p>
<p><span style="color: #000000;"><em>Birisine düşmandır, onun hakkında kahırdan ibarettir… Diğer birine lütfeder, iyilikle bulunur, onca iyidir.</em></span></p>
<p><span style="color: #000000;"><em>Bir tek adam olduğu halde bak, yüz binlerce adı var. Bir vasfını bilen öbüründen amadır, öbür vasfını bilmeyebilir.<br>
Kim, bu ad doğru ad diye isme yapışır, onu arasa senin gibi ümitsizliğe düşer, perişan olur.</em></span></p>
<p><span style="color: #000000;"><em>Niye bu ağacın adına yapışırsın da dili, damağı acı, talihsiz bir hale düşersin?<br>
Addan geç̧, sıfatına bak da sıfatlar, seni zata ulaştırsın.</em></span></p>
<p><span style="color: #000000;"><strong><em>Mesnevi – II. Cilt</em></strong></span></p>
<p><span style="color: #000000;"><strong><em>3674-3679; Sayfa: 261</em></strong></span></p>
<p><span style="color: #000000;"><strong><em>Doğan Kitap; Çeviri: Veled Çelebi</em></strong></span></p>
<svg class="mk-svg-icon" data-name="mk-icon-quote-left" data-cacheid="icon-69ebb43e4c699" xmlns="http://www.w3.org/2000/svg" viewbox="0 0 1664 1792"><path d="M768 960v384q0 80-56 136t-136 56h-384q-80 0-136-56t-56-136v-704q0-104 40.5-198.5t109.5-163.5 163.5-109.5 198.5-40.5h64q26 0 45 19t19 45v128q0 26-19 45t-45 19h-64q-106 0-181 75t-75 181v32q0 40 28 68t68 28h224q80 0 136 56t56 136zm896 0v384q0 80-56 136t-136 56h-384q-80 0-136-56t-56-136v-704q0-104 40.5-198.5t109.5-163.5 163.5-109.5 198.5-40.5h64q26 0 45 19t19 45v128q0 26-19 45t-45 19h-64q-106 0-181 75t-75 181v32q0 40 28 68t68 28h224q80 0 136 56t56 136z"></path></svg>
</div>	<div class=" vc_custom_1552927785851">

<div id="text-block-15" class="mk-text-block  jupiter-donut- ">

	
	<p style="text-align: JUSTIFY;"><span style="color: #000000;">Zat yani asıl nedir? Bir şeyin özüdür. Eğer sözcüklerle o şeye bakarsak onun özünü hakikatini göremeyiz. Gördüğümüz ya da görebileceğimiz tek şey, sınırları o sözcük tarafından çizilen bir kutudur. Bu yüzden sözcüklerle veya kavramlarla düşünmemek aslında “kutunun dışında düşünmektir”.</span></p>

	<div class="clearboth"></div>
</div>

	</div>
<div class="mk-blockquote quote-style jupiter-donut-" id="mk-blockquote-16"><p><span style="color: #000000;"><strong><em>Yine Mesnevi’ye göre, ne söylersek o şeye yeni bir perde daha koymuş oluyoruz.</em></strong></span></p>
<p><span style="color: #000000;"><em>Keşke varlığın bir dili olsaydı da varlardan perdeyi kaldırsa, hakikati anlatsaydı!</em></span></p>
<p><span style="color: #000000;"><em>Ey varlık nefesi, ona ait ne söylersen bil ki onun üstüne bir perde daha örttün.</em></span></p>
<p><span style="color: #000000;"><strong><em>Mesnevi – III. Cilt</em></strong></span></p>
<p><span style="color: #000000;"><strong><em>4725, 4726; Sayfa: 406</em></strong></span></p>
<p><span style="color: #000000;"><strong><em>Doğan Kitap; Çeviren: Veled Çelebi</em></strong></span></p>
<svg class="mk-svg-icon" data-name="mk-icon-quote-left" data-cacheid="icon-69ebb43e4cc41" xmlns="http://www.w3.org/2000/svg" viewbox="0 0 1664 1792"><path d="M768 960v384q0 80-56 136t-136 56h-384q-80 0-136-56t-56-136v-704q0-104 40.5-198.5t109.5-163.5 163.5-109.5 198.5-40.5h64q26 0 45 19t19 45v128q0 26-19 45t-45 19h-64q-106 0-181 75t-75 181v32q0 40 28 68t68 28h224q80 0 136 56t56 136zm896 0v384q0 80-56 136t-136 56h-384q-80 0-136-56t-56-136v-704q0-104 40.5-198.5t109.5-163.5 163.5-109.5 198.5-40.5h64q26 0 45 19t19 45v128q0 26-19 45t-45 19h-64q-106 0-181 75t-75 181v32q0 40 28 68t68 28h224q80 0 136 56t56 136z"></path></svg>
</div>	<div class=" vc_custom_1552927846970">

<div id="text-block-17" class="mk-text-block  jupiter-donut- ">

	
	<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Dilin perde olduğundan bahseden tek kişi Mevlana değil. Aldous Huxley de aynı şeyi söylüyor. Ama önce Huxley’i tanıyalım biraz.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">1886 yılında Alman farmakolog Ludwig Lewin, yerlilerin <strong><em>peyote</em></strong> dedikleri bir kaktüsün ilk sistematik incelemesini yapıyor. Henüz tanınmayan bu kaktüs, ilkel dinler ve yerliler için çok uzun zamandır yakın bir dosttu. Yeni Dünya’ya ilk giden İspanyol gezginlerden birinin ifadesiyle onlar <strong><em>“peyote dedikleri bir kök yiyorlar ve ona sanki tanrıymış gibi saygı gösteriyorlardı”</em></strong>.</span><br />
<span style="color: #000000;">Bu kaktüse bu kadar saygı göstermelerinin nedeni, seçkin psikologların peyote’nin etkin maddesi olan meskalin’le deneyler yapması sonucu ortaya çıktı. Meskalin, uygun miktarlarda alındığında bilincin niteliğini derinden değiştiriyor, fakat bir farmakoloğun deposunda bulunan diğer herhangi bir maddeden daha az zarar veriyordu.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Yazar Huxley, Algı Kapıları kitabında gözlemciler eşliğinde yaşadığı meskalin deneyimini anlatıyor. Meskalin, Huxley’nin algı kapılarını öyle açıyor ki; Huxley, dünyayı daha önce görmediği şekilde görmeye başlıyor. </span></p>

	<div class="clearboth"></div>
</div>

	</div>
<div  class="mk-image mk-image-18 jupiter-donut-  mk-image-lazyload align-center simple-frame inside-image " style="margin-bottom:10px"><div class="mk-image-container" style="max-width: 486px;"><div  class="mk-image-holder" style="max-width: 486px;"><div class="mk-image-inner  "><img fetchpriority="high" decoding="async" class="lightbox-false" alt="Algı Kapıları" title="Algı Kapıları" width="486" height="600" src="https://www.cevapisareti.com/wp-content/uploads/2017/09/screen-shot-2017-09-14-at-12.16.16.png" /></div></div><div class="clearboth"></div></div></div>
<div id="padding-19" class="mk-padding-divider jupiter-donut-  jupiter-donut-clearfix"></div>

<div class="mk-blockquote quote-style jupiter-donut-" id="mk-blockquote-20"><p><span style="color: #000000;"><strong><em>Huxley, Algı Kapıları’nda dili hem ondan yararlanabileceğimiz hem de onun kurbanı olabileceğimiz bir kavram olarak görüyor.</em></strong></span></p>
<p><span style="color: #000000;"><em>Dil ve diğer sembol sistemlerinden asla vazgeçemeyiz; çünkü sadece ve sadece onlar aracılığıyla kendimizi hayvanların üstünde bir yere, insan seviyesine çıkardık. Ama bu sistemlerin yararlanıcıları olduğumuz kadar, kolaylıkla kurbanları da olabiliriz. Sözcükleri etkin bir biçimde kullanmayı öğrenmeliyiz; ama aynı zamanda dünyaya, her verili gerçeği bir genel etiket veya açıklayıcı soyutlamanın bildik benzerliği içine sokarak bozan yarı donuk kavramlar aracılığıyla değil de doğrudan bakabilme yeteneğimizi korumalı ve mümkün olduğunca güçlendirmeliyiz.</em></span></p>
<p><span style="color: #000000;"><strong><em>Algı Kapıları – Sayfa 63</em></strong></span></p>
<svg class="mk-svg-icon" data-name="mk-icon-quote-left" data-cacheid="icon-69ebb43e5be36" xmlns="http://www.w3.org/2000/svg" viewbox="0 0 1664 1792"><path d="M768 960v384q0 80-56 136t-136 56h-384q-80 0-136-56t-56-136v-704q0-104 40.5-198.5t109.5-163.5 163.5-109.5 198.5-40.5h64q26 0 45 19t19 45v128q0 26-19 45t-45 19h-64q-106 0-181 75t-75 181v32q0 40 28 68t68 28h224q80 0 136 56t56 136zm896 0v384q0 80-56 136t-136 56h-384q-80 0-136-56t-56-136v-704q0-104 40.5-198.5t109.5-163.5 163.5-109.5 198.5-40.5h64q26 0 45 19t19 45v128q0 26-19 45t-45 19h-64q-106 0-181 75t-75 181v32q0 40 28 68t68 28h224q80 0 136 56t56 136z"></path></svg>
</div>	<div class=" vc_custom_1552928516273">

<div id="text-block-21" class="mk-text-block  jupiter-donut- ">

	
	<p style="text-align: JUSTIFY;"><span style="color: #000000;">Huxley ve Algı Kapıları kitabı ilginizi çektiyse <a href="http://www.cevapisareti.com/algi-kapilari/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">
<span id="mk-highlight-22" class="mk-highlight  jupiter-donut-">Algı Kapıları</span>

</a> yazıma göz atabilirsiniz.</span></p>

	<div class="clearboth"></div>
</div>

	</div>
</div>
	</div>

<div  data-mk-stretch-content="true" class="wpb_row vc_row vc_row-fluid jupiter-donut- mk-fullwidth-false  attched-false     js-master-row  mk-grid">
				
<div class="vc_col-sm-12 wpb_column column_container  jupiter-donut- _ jupiter-donut-height-full">
	
<h2 id="fancy-title-24" class="mk-fancy-title  simple-style jupiter-donut-  color-single">
	<span>
				<p><span style="color: #000000;"><strong>PERDEYİ ARALAMAK</strong></span></p>
			</span>
</h2>
<div class="clearboth"></div>



	<div class=" vc_custom_1552832507439">

<div id="text-block-25" class="mk-text-block  jupiter-donut- ">

	
	<p><span style="color: #000000;">Peki perdeyi nasıl aralayacağız da ışık, bulunduğumuz ortama girebilecek? Dilin tüm bu sınırlayıcı etkilerinden nasıl kurtulacağız?</span></p>

	<div class="clearboth"></div>
</div>

	</div>
	<div class=" vc_custom_1552927979125">

<div id="text-block-26" class="mk-text-block  jupiter-donut- ">

	
	<p style="text-align: left;"><span style="color: #000000;"><strong>I. YENİ BİR DİL ÖĞRENMEK</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Öncelikle, dilin sınırlayıcı etkisinden değil de kendi dilimizin sınırlayıcı etkisinden kurtulmak iyi bir başlangıç olabilir. Yani yeni bir dil öğrenmek kendi dilimizdeki düşünce yapısından çıkmamızı sağlayabilir. <em><strong>Arrival</strong></em> filmini hatırlarsınız. İzlediğim en iyi filmlerden biridir. Filmde geçen bir sahnede, <em><strong>Sapir-Whorf</strong> </em>hipotezinden bahsedilir.</span></p>

	<div class="clearboth"></div>
</div>

	</div>
<div class="mk-blockquote quote-style jupiter-donut-" id="mk-blockquote-27"><p><span style="color: #000000;"><strong><em>IAN:</em></strong><em> Biliyorsun okumalar yapıyordum şu fikir hakkında…</em></span></p>
<p><span style="color: #000000;"><em>Yabancı bir dilin içine dalıp onda kendini kaybedersen beynindeki hücrelerin birbirine bağlanış şekli değişiyor. Beynini yeniden programlamış gibi oluyorsun.</em></span></p>
<p><span style="color: #000000;"><strong><em>LOUISE:</em></strong><em> Sapir-Whorf hipotezi bu.</em></span></p>
<p><span style="color: #000000;"><em>Bu teoriye göre konuştuğun dil nasıl düşündüğünü ve her şeyi nasıl gördüğünü değiştiriyor.</em></span></p>
<p><span style="color: #000000;"><strong><em>Arrival – Denis Villenueu</em></strong></span></p>
<svg class="mk-svg-icon" data-name="mk-icon-quote-left" data-cacheid="icon-69ebb43e5cec1" xmlns="http://www.w3.org/2000/svg" viewbox="0 0 1664 1792"><path d="M768 960v384q0 80-56 136t-136 56h-384q-80 0-136-56t-56-136v-704q0-104 40.5-198.5t109.5-163.5 163.5-109.5 198.5-40.5h64q26 0 45 19t19 45v128q0 26-19 45t-45 19h-64q-106 0-181 75t-75 181v32q0 40 28 68t68 28h224q80 0 136 56t56 136zm896 0v384q0 80-56 136t-136 56h-384q-80 0-136-56t-56-136v-704q0-104 40.5-198.5t109.5-163.5 163.5-109.5 198.5-40.5h64q26 0 45 19t19 45v128q0 26-19 45t-45 19h-64q-106 0-181 75t-75 181v32q0 40 28 68t68 28h224q80 0 136 56t56 136z"></path></svg>
</div><div  class="mk-image mk-image-28 jupiter-donut-  mk-image-lazyload align-center simple-frame inside-image " style="margin-bottom:10px"><div class="mk-image-container" style="max-width: 1442px;"><div  class="mk-image-holder" style="max-width: 1442px;"><div class="mk-image-inner  "><img decoding="async" class="lightbox-false" alt="arrival-trailer1-screen2" title="arrival-trailer1-screen2" width="1442" height="602" src="https://www.cevapisareti.com/wp-content/uploads/2016/11/arrival-trailer1-screen2.jpg" /></div></div><div class="clearboth"></div></div></div>
<div id="padding-29" class="mk-padding-divider jupiter-donut-  jupiter-donut-clearfix"></div>

<div class="mk-blockquote quote-style jupiter-donut-" id="mk-blockquote-30"><p><span style="color: #000000;"><strong><em>Filmin finalinde ise zamanı doğrusal kabul eden dilimizden, uzaylıların dilini öğrenerek kurtuluyoruz.</em></strong></span></p>
<p><span style="color: #000000;"><strong><em>Dr. Louise Banks:</em></strong><em> Silah onların dili. Hepimize verdiler bunu. Bunun ne anlama geldiğini anlayabiliyor musun?</em></span></p>
<p><span style="color: #000000;"><strong><em>Colonel Weber:</em></strong><em> Yani eğer hayatta kalabilirsek heptatod dilini öğrenebiliriz.</em></span></p>
<p><span style="color: #000000;"><strong><em>Dr. Louise Banks</em></strong><em>: Eğer öğrenirse, gerçekten öğrenirsen, zamanı sen de onlar gibi algılayacaksın. Yani neler olabileceğini görebileceksin. Zaman onlar için farklı. Doğrusal değil.</em></span></p>
<p><span style="color: #000000;"><strong><em>Arrival – Denis Villenueu</em></strong></span></p>
<svg class="mk-svg-icon" data-name="mk-icon-quote-left" data-cacheid="icon-69ebb43e63958" xmlns="http://www.w3.org/2000/svg" viewbox="0 0 1664 1792"><path d="M768 960v384q0 80-56 136t-136 56h-384q-80 0-136-56t-56-136v-704q0-104 40.5-198.5t109.5-163.5 163.5-109.5 198.5-40.5h64q26 0 45 19t19 45v128q0 26-19 45t-45 19h-64q-106 0-181 75t-75 181v32q0 40 28 68t68 28h224q80 0 136 56t56 136zm896 0v384q0 80-56 136t-136 56h-384q-80 0-136-56t-56-136v-704q0-104 40.5-198.5t109.5-163.5 163.5-109.5 198.5-40.5h64q26 0 45 19t19 45v128q0 26-19 45t-45 19h-64q-106 0-181 75t-75 181v32q0 40 28 68t68 28h224q80 0 136 56t56 136z"></path></svg>
</div>	<div class=" vc_custom_1552832695044">

<div id="text-block-31" class="mk-text-block  jupiter-donut- ">

	
	<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Dilimizi bir düşünün. İkilik üzerine kurulu bir dile sahibiz. Eylemi yapan bir özne ve yapılan bir nesne var. Ama Çincede yapan ve yapılan ayrımı yok. Yani birlik üzerine kurulu bir dil. Budizm ve Taoizm gibi evrensel birliği savunan öğretilerin Çinden çıkmasına şaşmamalı.</span></p>

	<div class="clearboth"></div>
</div>

	</div>
	<div class=" vc_custom_1552928137062">

<div id="text-block-32" class="mk-text-block  jupiter-donut- ">

	
	<p style="text-align: left;"><span style="color: #000000;"><strong>II. IRAKSAK DÜŞÜNMEK</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Her şeye bir isim vermemiz, pek çok şeyi bir kavramla açıklamaya çalışmamız o şeyi olduğu gibi görmemizi engelliyor. “Şeyleri Oldukları Gibi Görmek” (seeing things as they are) konusu neredeyse tüm Doğu felsefelerinin merkezinde yer alıyor. Zen Budizm, Tasavvuf ve Taoizm’de şeyleri oldukları gibi görmemiz için düşünceleri aradan çıkarmamız öneriliyor. Zen’de buna <em><strong>“aklın düşünce öncesi hali” (before thinking mind)</strong></em> deniyor. Eğer aklın düşünce öncesi haline geçersek, düşünceler aradan çıkar. Düşünceler aradan çıkınca da ikilik ortadan kalkar. Çünkü zihin hep ikilik üretir: Doğru-yanlış, iyi-kötü, güzel-çirkin, geçmiş-gelecek… İkilik ortadan çıkınca da bir şeyi yalnızca doğru-yanlış olarak görmek yerine yanlıştaki doğruyu, doğrudaki yanlışı da görebiliriz. Peki, aklın düşünce öncesi haline nasıl ulaşacağız? Çözüm ıraksak düşünme pratiklerinde.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Yaratıcılık ya da düşünme şekillerini çok genel bir ifadeyle ikiye ayırabiliriz: <strong>Iraksak ve yakınsak düşünme (divergent and convergent thinking)</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Ben burada sadece ıraksak düşünmeye odaklanacağım. Iraksak düşünme için kabaca, var olan bir probleme farklı çözümler bulma ya da bir nesneye farklı kullanım şekilleri verme diyebiliriz.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Iraksak düşünmeyi ölçmek için <strong>Olağan Dışı Kullanım Testi</strong> (UUT: Unusual Uses Test) yapılıyor. Deneklere sıradan bir nesne veriliyor (örneğin bir kaşık gibi) ve bu nesnenin başka hangi amaçlar için kullanılabileceği soruluyor.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Çocuklar bu testlerde yetişkinlere göre oldukça başarı sağlıyor. Çünkü onlar, bir kaşığı bizim ona yüklediğimiz sözcük olan “kaşık” olarak değil, baş kısmı yuvarlağımsı diğer kısımları uzun bir demir parçası olarak görüyor. Bu sayede de ona sadece yemek yeme işlevi yüklemiyorlar. O demir parçası da işte böylece başka her şey olabiliyor.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Çocukların bu testte yetişkinlere göre daha başarılı olmasının nedeni ise dili kullanmaya bizim kadar alışkın olmamaları.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Bu yazıyı okuduktan sonra şöyle bir şey deneyin. Gördüğünüz bir cismi hayatınızda ilk defa görmüş gibi davranın. Onun daha başka ne için kullanılabileceğini bir düşünün. Sonra her şeye bu şekilde bakmayı bir deneyin. İşte bu düşünce sizi inanılmaz bir şekilde özgür kılacak.</span></p>

	<div class="clearboth"></div>
</div>

	</div>
	<div class=" vc_custom_1552928182985">

<div id="text-block-33" class="mk-text-block  jupiter-donut- ">

	
	<p style="text-align: left;"><span style="color: #000000;"><strong>III. BEYNİN FİLTRESİNİ KAPATMAK</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Beynimizin içinde filtre vazifesi gören ve adına <em><strong>Default Mode Network (DMN) (Varsayılan Ağ Modu)</strong></em>denen bir filtre var. DMN’yi bir şekilde kapattığımızda ya da bloke ettiğimizde, beynin daha önce iletişim kurmayan kısımlarının konuşmasını sağlıyoruz ve dil bir engel olmaktan çıkıyor.</span></p>

	<div class="clearboth"></div>
</div>

	</div>
<div class="mk-blockquote quote-style jupiter-donut-" id="mk-blockquote-34"><p><span style="color: #000000;"><strong><em>Huxley, meskalin sayesinde filtreyi yani DMN’yi kapatıyor, dilin sınırlayıcı etkisinden kurtuluyor ve onun ifadesiyle zihnin öteki bölgesine geçiyor.</em></strong></span></p>
<p><span style="color: #000000;"><em>“Zihnin öteki bölgesinde aşağı yukarı tamamen dilden kurtuluyor ve kavramsal düşünce sisteminin dışına çıkıyoruz. Sonuçta görsel nesneleri algılayışımız şimdiye kadar asla sözlerle giydirilmemiş, cansız soyutlamalarla sarmalanmamış deneyimlerin bütün tazeliğine ve çıplak yoğunluğuna sahip oluyor. Renkleri (mevcudiyetini damgalayan şeyler), aslında tamamen doğal olduğu için bize doğaüstü gibi gözüken bir parlaklıkla parlıyor –tamamen doğal çünkü ne dil tarafından ne de genelde mevcut dünyayı kendi zavallı insan görüntümüzle yeniden yarattığımız bilimsel, felsefi ve faydacı kavramlar tarafından zihinselleştirilmemişlerdir.”</em></span></p>
<p><span style="color: #000000;"><strong><em>Algı Kapıları – Sayfa 76, 77</em></strong></span></p>
<svg class="mk-svg-icon" data-name="mk-icon-quote-left" data-cacheid="icon-69ebb43e6409b" xmlns="http://www.w3.org/2000/svg" viewbox="0 0 1664 1792"><path d="M768 960v384q0 80-56 136t-136 56h-384q-80 0-136-56t-56-136v-704q0-104 40.5-198.5t109.5-163.5 163.5-109.5 198.5-40.5h64q26 0 45 19t19 45v128q0 26-19 45t-45 19h-64q-106 0-181 75t-75 181v32q0 40 28 68t68 28h224q80 0 136 56t56 136zm896 0v384q0 80-56 136t-136 56h-384q-80 0-136-56t-56-136v-704q0-104 40.5-198.5t109.5-163.5 163.5-109.5 198.5-40.5h64q26 0 45 19t19 45v128q0 26-19 45t-45 19h-64q-106 0-181 75t-75 181v32q0 40 28 68t68 28h224q80 0 136 56t56 136z"></path></svg>
</div>	<div class=" vc_custom_1552928556887">

<div id="text-block-35" class="mk-text-block  jupiter-donut- ">

	
	<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Zihnin öteki bölgesine geçmenin tek yolu Huxley’nin yöntemi değil. Meditasyon, ibadet, nefes egzersizleri, oruç ya da akışta olmak (flow) da aynı görevi görüyor. Bu konu ilginizi çektiyse, <a href="http://www.cevapisareti.com/tum-kotuluklerin-anasi-ben/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">
<span id="mk-highlight-36" class="mk-highlight  jupiter-donut-">Tüm Kötülüklerin Anası: Ben</span>

</a> </span><span style="color: #000000;">yazıma göz atabilirsiniz.</span></p>

	<div class="clearboth"></div>
</div>

	</div>
	<div class=" vc_custom_1552845372605">

<div id="text-block-37" class="mk-text-block  jupiter-donut- ">

	
	<p style="text-align: left;"><span style="color: #000000;"><strong>DENEYİM</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Dilin koyduğu sınırlardan kurtulmanın bir diğer yolu da dile sınır koymaktır. Yani bir şeyi ifade etmeye çalışmaktansa onu deneyimlemektir. Bu konuda şöyle bir Zen hikayesi var.</span></p>

	<div class="clearboth"></div>
</div>

	</div>
<div class="mk-blockquote quote-style jupiter-donut-" id="mk-blockquote-38"><p><span style="color: #000000;"><em>Bir Zen ustası öğrencisini yanına çağırmış. Masadaki elmayı alıp <strong>“Bu nedir?” </strong>diye sormuş. Öğrenci şaşırmış. <strong>“Elmadır tabii ki”</strong> demiş. Usta da <strong>“Defol git lan, yazıklar olsun sana verdiğim emeklere!” </strong>deyip kovmuş o öğrenciyi.</em></span></p>
<p><span style="color: #000000;"><em>Usta, başka bir öğrenci çağırmış yanına. Tekrar, elmayı göstererek <strong>“Bu nedir?”</strong> diye sormuş. Bu çocuk da <strong>“Bu kırmızı bir Amasya elmasıdır, ortalama bir elmaya göre daha büyüktür, tahminen dalından birkaç gün önce koparılmıştır”</strong> demiş. Usta da <strong>“Otur sıfır.”</strong> demiş. Çocuk şaşırmış. Usta devam etmiş <strong>“Yarın velini çağır.”</strong></em></span></p>
<p><span style="color: #000000;"><em>Usta, bir çocuk daha çağırmış. Aynı elmayı gösterip “<strong>Bu nedir?”</strong> diye sormuş. Bu seferki çocuk <strong>“Elma değil.”</strong> demiş. Usta <strong>“Helal lan!”</strong> demiş. Çocuk heyecanla <strong>“5 mi aldım?”</strong> diye sormuş. Usta <strong>“Bir buçuktan bir veriyorum” </strong>demiş. Çocuk <strong>“Nasıl yani, bir buçuktan iki olması gerekmiyor mu?” </strong>diye sormuş. Usta <strong>“Ben ne diyorsam o!”</strong> diye terslemiş çocuğu. Çocuk sinirlenmiş, <strong>“Sen benim kim olduğumu biliyor musun?” </strong>demiş. Usta <strong>“Tibet valisinin çocuğu olsan ne yazar!”</strong> demiş. Bunu duyan çocuk daha da sinirlenmiş.<strong> “Usta bittin sen, seni Vietnam’a sürdüreceğim.” </strong>deyip sınıfı terk etmiş.</em></span></p>
<p><span style="color: #000000;"><em>Usta hiç umursamamış ve bir çocuk daha çağırmış yanına. Yine elmayı gösterip <strong>“Bu nedir?”</strong> demiş. Çocuk hiçbir şey söylemeden elmayı eline alıp elmadan kocaman bir ısırık almış. Ustanın karşısında elmayı yemeye devam etmiş. Usta, <strong>“Aferin, bu son zamanlarda gördüğüm en güzel cevaptı.”</strong> demiş. Sadece bu son çocuk dersten geçmiş.</em></span></p>
<svg class="mk-svg-icon" data-name="mk-icon-quote-left" data-cacheid="icon-69ebb43e6472b" xmlns="http://www.w3.org/2000/svg" viewbox="0 0 1664 1792"><path d="M768 960v384q0 80-56 136t-136 56h-384q-80 0-136-56t-56-136v-704q0-104 40.5-198.5t109.5-163.5 163.5-109.5 198.5-40.5h64q26 0 45 19t19 45v128q0 26-19 45t-45 19h-64q-106 0-181 75t-75 181v32q0 40 28 68t68 28h224q80 0 136 56t56 136zm896 0v384q0 80-56 136t-136 56h-384q-80 0-136-56t-56-136v-704q0-104 40.5-198.5t109.5-163.5 163.5-109.5 198.5-40.5h64q26 0 45 19t19 45v128q0 26-19 45t-45 19h-64q-106 0-181 75t-75 181v32q0 40 28 68t68 28h224q80 0 136 56t56 136z"></path></svg>
</div></div>
	</div>

<div  data-mk-stretch-content="true" class="wpb_row vc_row vc_row-fluid jupiter-donut- mk-fullwidth-false  attched-false     js-master-row  mk-grid">
				
<div class="vc_col-sm-12 wpb_column column_container  jupiter-donut- _ jupiter-donut-height-full">
	
<h2 id="fancy-title-40" class="mk-fancy-title  simple-style jupiter-donut-  color-single">
	<span>
				<p><span style="color: #000000;"><strong>ÖZETLE</strong></span></p>
			</span>
</h2>
<div class="clearboth"></div>



	<div class=" vc_custom_1553091595282">

<div id="text-block-41" class="mk-text-block  jupiter-donut- ">

	
	<p style="text-align: JUSTIFY;"><span style="color: #000000;">Seviyorsanız susun. Bir şeyi beğendiyseniz onu açıklamaya çalışmayın. Ben bunu neden beğendim diye hiç düşünmeyin. Onda ne buluyorum diye kendinize sürekli sorup durmayın. Kendinize hesap sormayı bırakın. Çünkü beğenmek ve açıklamak için beynin 2 ayrı odası var. Yanlış odada vakit kaybetmeyin.</span></p>
<p style="text-align: JUSTIFY;"><span style="color: #000000;">Her şeye onu ilk kez görmüş gibi bakın. İkilikleri unutun. Doğru-yanlış, iyi-kötü, güzel-çirkinin dışında bir yer var. Orada olun.</span></p>
<p style="text-align: JUSTIFY;"><span style="color: #000000;">Günümüzden 2500 yıl önce yaşamış Lao Tzu’nun <b><i>Tao Te Ching </i></b>kitabında da dediği gibi <strong>“Konuşan bilmez, bilen konuşmaz.”</strong></span></p>

	<div class="clearboth"></div>
</div>

	</div>
<div class="vc_separator wpb_content_element vc_separator_align_center vc_sep_width_100 vc_sep_border_width_2 vc_sep_pos_align_center vc_separator_no_text vc_sep_color_orange wpb_content_element  wpb_content_element" ><span class="vc_sep_holder vc_sep_holder_l"><span class="vc_sep_line"></span></span><span class="vc_sep_holder vc_sep_holder_r"><span class="vc_sep_line"></span></span>
</div>	<div class=" vc_custom_1552944938667">

<div id="text-block-42" class="mk-text-block  jupiter-donut- ">

	
	<p><span style="color: #000000;"><strong>KAPAK FOTOĞRAFI:</strong> <em>Jeff Mermelstein &#8211; Sidewalk</em></span></p>

	<div class="clearboth"></div>
</div>

	</div>
</div>
	</div>

</div><div style='display:none;' class='shareaholic-canvas' data-app='share_buttons' data-title='KONUŞAN BİLMEZ' data-link='https://www.cevapisareti.com/konusan-bilmez/' data-app-id-name='category_below_content'></div><p>The post <a href="https://www.cevapisareti.com/konusan-bilmez/">KONUŞAN BİLMEZ</a> appeared first on <a href="https://www.cevapisareti.com">Cevap İşareti</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.cevapisareti.com/konusan-bilmez/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>4</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
