I’M THINKING OF ENDING THINGS (HER ŞEYİ BİTİRMEYİ DÜŞÜNÜYORUM)

I’m Thinking of Ending Things (Her Şeyi Bitirmeyi Düşünüyorum), Charlie Kaufman’ın yeni filmi. Ve aynı zamanda Charlie Kaufman’ın hiç olmadığı kadar da sembolik bir anlatım denediği filmi. Ben filmi oldukça beğendim. Hatta bana göre bu yılın en iyi filmlerinden biri. Neden mi? Önce filmdeki sembollerle başlayalım: 

FİLMDEKİ SEMBOLLER

BİRİNCİ SEMBOL: ZAMAN
I’m Thinking of Ending Things (Her Şeyi Bitirmeyi Düşünüyorum) filminde çok fazla diyalog ve tanım duyarız. İlk duyduğumuz tanım ise zamandır. Jake ve sevgilisi Genç Kadın, Jake’in ailesinin evine doğru bir yolculuğa çıkarlar. Henüz yolculuğun başında Genç Kadın zamanı şöyle tanımlar:

GENÇ KADIN: Zaman hakkında düşünüyordum. Bilinmeyene giden bir trende gibiyiz. Rota değiştirmek yok, durak yok. Mussolini treni gibi dakik.

Genç Kadın, Jake’in ailesinin evinden ayrılıp şehre dönüş yolunda ise başka bir zaman tanımı yapar.

GENÇ KADIN: İnsan kendini, zamanda ilerleyen bir nokta olarak görmek ister. Bence muhtemelen tam tersi. Sabit duruyoruz. Ve zaman üstümüzden akıp geçiyor.

Genç Kadın’ın yeni bir tanım yapmasının sebebi ise bir değişimdir. Bu değişimi, Jake’in ailesinin evinde yaşamıştır. Genç Kadın, Jake’in ailesinin evinde Zaman’a dönüşmüştür. Yani zaman kavramının ta kendisi olmuştur. Ve bizler film boyunca, diğer insanların hayatlarının çeşitli evrelerini zamanın, yani Genç Kadın’ın gözünden görürüz.
Genç Kadın, aynı yaşta aynı şekilde kalmasına rağmen diğer insanlar yaşlanır. Jake’in annesi hastalanıp yatağa düşer, ona Jake bakmak zorunda kalır. Yemeğini Jake yedirir. Jake’in babasının yaşlılık dönemini de görürüz. Onda ise unutkanlık evreleri başlar. Tüm bu anlarda zaman yani Genç Kadın oradadır. Hatta bu durumu kendisi şöyle ifade eder: 

GENÇ KADIN: Zaman soğuk bir rüzgar gibi esiyor, ısımızı çalıyor, soğuğuyla bizi mahvediyor. Bu gece kendimi o rüzgar gibi hissettim.

im-thinking-of-ending-things-poster-jessie-buckley-social

Genç Kadın Zaman’a dönüştüğünde, insan hayatının bir çok evresini aynı anda yaşar. Onun için hayatın evreleri, doğrusal olmaktan çıkmıştır. Çünkü zamanın sonsuzluğunu düşünürsek zaman aslında her şeydir. Ona göre önce veya sonrası yoktur. Gençlik veya yaşlılık yoktur. Zamana göre her şey aynı anda yaşanır.
Ama bizler zamanı doğrusal olarak görürüz. Zamanın farklı evrelerini farklı yorumlarız. Örneğin gençliği yüceltirken yaşlılığa öfkeleniriz. Filmde de Jake, yaşlılığa olan öfkesini şöyle anlatır:

JAKE: Yaşlanmak. Bedenin çöküşü. İşitme ve görme yetisinin kaybı. Göremiyorsun, görünmez oluyorsun.

Yaşlılığa sinirlenmek Genç Kadın’a yani Zaman’a çok garip gelir. Filmde geçen bir sahnede Jake’in annesi yaşlandığından, eskisi kadar iyi duyamadığından bahseder. O sırada Genç Kadın ile Jake’in annesi arasında şöyle bir diyalog geçer:

GENÇ KADIN (ZAMAN): Yaşlılıkla ilgili sorunlar her zaman ilgimi çekmiştir. Toplum, yaşlılardan tiksinme noktasında. Halbuki bu çok saçma. Yaşlılık kaçınılmazdır. Ve bütün canlıların hayat döngüsünün doğal bir parçasıdır. Hem de büyük bir haksızlıktır.

JAKE’İN ANNESİ: Çok ilginç ve merhametli bir yorum.

ekran-resmi-2020-09-12-11.22.20

Zaman, çok ilginç ve merhametlidir. Çünkü zamana göre hayatın tüm evreleri eşit önemdedir. Genç Kadın da bunu arabada Jake’le dönüş yolunda şu sözlerle anlatır:

GENÇ KADIN: Neden gençlik bu kadar övülüyor? Neden dairenin bir parçası, diğerlerinden önemli olsun ki?

Charlie Kaufman, I’m Thinking of Ending Things ile zamanı ete kemiğe büründürür. Zamanı konuşturur. Zaman aracılığıyla bize şunu söyler: Hayatın her dönemi eşit önemdedir.

İKİNCİ SEMBOL: DANS
Filmin başlarında Genç Kadın şöyle der:

GENÇ KADIN: Geleceği düşünen, umut eden tek canlı insandır. Hayvanlarda böyle bir şey yok. Onlar sadece şimdide yaşar.

Evet, bizler geleceğe dair hayaller kurarız. Daha iyisinin olacağını umarız. Umut etmekten asla vazgeçmeyiz. Ama işler daha iyiye gitmediğinde de öfkeleniriz. Umut aynı zamanda hayal kırıklığı da yaratır. Bu hayal kırıklığını Jake şöyle anlatır:

JAKE: Hepsi yalan. İşlerin düzeleceği… Hiçbir şeyin geç olmadığı… Tanrı’nın senin için bir planı olduğu… Yaşın önemsiz olduğu… Umudun asla tükenmeyeceği… Her işte lanet bir hayır olduğu… Herkesin aşkı bulabileceği… Tanrı, dağına göre kar verirmiş.

Peki ne yapacağız? Hiç mi hayal kurmayacağız? Hiç mi umut etmeyeceğiz? Çözüm nedir?
Charlie Kaufman’a göre çözüm, dans etmektir. Neden mi? Çünkü, dans ederken bir yere varmaya çalışmayız. Plan yapmayız. Sadece karşımızdakine ayak uydururuz. Dansın tek amacı sadece dans etmektir.
Dans şu anın hakkını vermektir aynı zamanda. Geçmişte olduğun ya da gelecekte olabileceğin yerleri düşünmemektir. Şu an içinde olduğun zamanın ve bulunduğun ortamın hakkını vermektir.

Filmin sonlarına doğru Genç Kadın ve Jake ana yoldan saparak bir okul yoluna yönelirler. Jake okula varınca aracı terk eder ve bir daha dönmez. Ona bakmaya giden Genç Kadın da okulun içine girer. Genç Kadın, okulun koridorunda genç bir çift dans ederken görür. Dans edenlerden birisi, dansa başlarken kıyafetini Genç Kadın’a verir. Genç Kadın’ın aslında “zaman” olduğunu düşünürsek dans eden kızın kıyafetini Genç Kadın’a uzatması son derece önemlidir. Çünkü Charlie Kaufman’a göre zaman, ancak dans edenlerin kıyafetini tutabilir. Dans etmek, şu anın hakkını vermektir.  Ve birisi şu anın hakkını veriyorsa, zamana onu hayranlıkla izlemek düzer. Bu dans boyunca da Genç Kadın onları hayranlıkla izler. Çünkü zaman, şimdiye hayrandır.

ekran-resmi-2020-09-12-15.11.08
ekran-resmi-2020-09-12-15.11.36

Fakat dans, sonsuza kadar devam etmez. Yaşlı bir adam gelir, dans eden erkekle kavgaya tutuşur. Onu bıçaklayıp öldürür. Ve dans biter. O yaşlı adam aslında, o dans eden gencin yaşlanmış halidir. Dansı bitiren şey, gencin yaşlanması değildir. Dansı bitiren, gencin yaşlı halinin oraya gelmesidir. Yani bizim şu anın tadını çıkarmak yerine geleceği düşünmemizdir. Şu an herhangi bir şey yaparken sonrası düşünmemizdir. Ve geleceği düşünmemiz, şimdiyi öldürür; dansı bitirir.

ekran-resmi-2020-09-12-15.16.45
ekran-resmi-2020-09-12-17.12.43

FİLMDE BİTEN ŞEYLER NELER?

I’m Thinking of Ending Things (Her Şeyi Bitirmeyi Düşünüyorum), Genç Kadın’ın ağzından duyduğumuz şu sözlerle başlıyordu:

“Her şey bitirmeyi düşünüyorum. Bu düşünce akılda yer ediyor. İçine işliyor, gitmiyor. Esir alıyor. Elden bir şey gelmiyor, sizi temin ederim. Kurtuluş yok. İstesem de istemesem de aklımda. Yemek yerken, yatarken, kalkarken aklımda. Her zaman aklımda. Her zaman. Bunu uzun süredir düşünmüyorum. Bu, yeni bir fikir. Ama sanki ezelden beri benimle. Ne zaman başladı? Ya bu fikir bana ait değilse. Önceden kurgulanıp aklıma düştüyse?”

Genç Kadın’ın bitirmek istediği şey sistemdir. Çünkü sistem, bir şekilde bizi bir başkasının taklidine dönüştürmektedir. Genç Kadın, kendi dönüşümünü görür ve bunu bitirmeyi düşünür.

I. BİR BAŞKASINA DÖNÜŞMEK
Genç Kadın, Jake’in ailesinin evinin bodrumunda şöyle der:

GENÇ KADIN: Emerson der ki “İnsanda nadir görünen şey özgün eylemdir.” Evet çok doğru. “Çoğu kişi aslında başkasıdır. Düşünceleri, başkalarının fikirleridir. Yaşamları taklit, arzularıysa birer alıntıdır.” Bunu da Oscar Wilde söylemişti.

Jake ve Genç Kadın, arabayla şehre dönerken bir dondurmacıya uğrarlar. Oradan ayrıldıktan sonra da arabada çeşitli konular üzerine konuşurlar. Bu konulardan biri de sistemin, her birimizi kendisine dönüştürmesi üzerinedir. Genç Kadın, Fransız filozof Guy Debord’un Gösteri Toplumu kitabından örnek verir. Ama tam bu anda arabada Genç Kadın yoktur, o koltukta başka birisini görürüz.

ekran-resmi-2020-09-12-12.33.24

BAŞKA BİR KADIN: Gösteri, kitle iletişim teknolojilerinin ürettiği görsel yanılgılara indirgenemez. Bu hayat görüşünün, gerçek bir varlığı vardır.

JAKE: Dünyaya bu pencereden bakar, onun yorumuyla izleriz. Beynimize işler, bizi kendisine dönüştürür.

GENÇ KADIN (Bu andan sonra filmin kahramanı olan Genç Kadın’ı görürüz): Aynen bir virüs gibi.

Arabada Genç Kadın’ın yerinde oturan o kişi, yaşlı hademenin televizyonda izlediği filmdeki oyuncudur. Jake ve Genç Kadın, sistemin bizi kendisine dönüştürdüğü üzerine konuşurken Genç Kadın da sistemin kendisine dönüştürmüştür. Yani o sırada izlediğimiz filmin kahramanı olan Genç Kadın yerine, başka bir filimdeki bir kadını görürüz. Çünkü Genç Kadın, o oyuncuya dönüşmüştür.

ekran-resmi-2020-09-12-12.37.54

Bu açıdan I’m Thinking of Ending Things (Her Şeyi Bitirmeyi Düşünüyorum) tam bir sistem eleştirisidir.  Charlie Kaufman’a göre sistem, bizi televizyon ya da filmler gibi pek çok aracıyla kendisine dönüştürmektedir. Bizlerden birer taklitler ordusu yaratmaktadır.
Ama sadece sistem değil, toplum da hatta herkes de diğerini kendisine dönüştürmeye çalışır. Örneğin Genç Kadın sevgilisinin ailesinin evine girdiğinde, sevgilisi ona kendi terliğini verir. Terlik büyük olsa da kız arkadaşının onu giymesini ister. Çünkü Jake’in terlikle yapmak istediği, sevgilisini kendisine benzetmektedir. Onun adımlarını izlemesini sağlamaktır.

ekran-resmi-2020-09-12-15.39.06

Genç Kadın, Jake’in evinde bir çocuk fotoğrafı görür. Jake’e bu kim diye sorar. Jake de “Tanıyamadın mı, o benim.” Der. Kız da “Hayır, benim” der.

ekran-resmi-2020-09-12-15.41.32

Başka bir sahnede Genç Kadın, Jake’in çocukluğunun geçtiği odaya girince orada açık bir kitap bulur. O kitapta, filmin başında Genç Kadının arabada okuduğu kendi yazdığı şiiri görür. Bu şiiri kendi yazmasına rağmen, bu şiir Jake’in kitabının arasından çıkar.

Başka bir sahnede ise genç Kadın bodrumda, Jake’in çizdiği tabloları görür. Altında Jake’in imzası olsa da onlar Jake’e ait olamaz. Çünkü Genç Kadın’ın çizdiği fotoğraflara çok benzemektedir. Ve hatta telefonundan o resimleri Jake’in ailesine göstermiştir.

ekran-resmi-2020-09-12-13.53.12
ekran-resmi-2020-09-12-15.49.14

Tüm bu olanların nedeni, Genç Kadın’ın bir şekilde sevgilisine dönüşmesidir. Bir şekilde Jake, sevgilisini kendisine benzetmiştir. Genç Kadın, yazdığı şiiri kendisinin yazdığını ya da çizdiği resmi kendisinin çizdiğini zanneder. Oysa onlar Jake’e aittir. Jake, kız arkadaşını kendisine o kadar dönüştürmüştür ki kız, kendi yaptıklarıyla Jake’in ona yaptırdıkları arasındaki farkı anlayamaz.

Bunu da yine Genç Kadın’ın ağzından duyarız. Genç Kadın’ı, Jake’in ailesinin evinde aynı basamaklardan aşağı defalarca inerken görürüz. O sırada şöyle der:

GENÇ KADIN: Bu ilişkide kim olduğumu unuttum. Ben nerede başlıyorum, Jake nerede başlıyor belli değil.

II. KENDİN OLMAK
Filmin sonlarına doğru Genç Kadın’ı Jake’in okulunda görürüz. Genç Kadın, orada yerleri temizleyen bir hademeye rastlar. O hademe Genç Kadın’ı görünce yerleri yeni sildiğini söyleyerek çamurlu ayakkabılarını çıkarmasını ister. Ve ona kendi terliğini uzatır.

ekran-resmi-2020-09-12-16.21.25

Bu hademe aslında Jake’in yaşlı halidir. Genç Kadın’ın Jake’in ailesinin evinin bodrumunda çamaşırları yıkadığı sahneyi hatırladınız mı? İşte o sahnede yıkadığı çamaşırlar, o adamın hademe kıyafetleridir aslında. Genç Kadın’ın “zaman” olduğunu düşünürsek, kadın gelecekteki Jake’in kirli çamaşırlarını yıkamıştır.

ekran-resmi-2020-09-12-13.52.56

Genç Kadın’ın burada hademenin yani yaşlı Jake’in uzattığı terliği giymek istememesinin nedeni artık bir başkasına dönüşmek istememesidir. Genç Kadın, artık sadece kendisi olmak ister. Yola bir başkasının terliğiyle değil, kendi ayakkabılarıyla devam etmek ister.

TEK SORU

Film boyunca kadının sürekli telefonu çalar. Arayan ise her seferinde başka biridir: Şiirde ismi geçen ve ölmüş olan Lucy, ölmekte olan yaşlı hademe, yaşlı hademenin izlediği dizideki kız… Genç Kadın, bu telefonlardan neredeyse hepsini reddeder. Ama sonunda birisini açar ve bir sesli mesajla karşılaşır.

TELEFONDAKİ SES: Cevapsız tek bir soru kaldı. Korkuyorum. Delirmiş gibiyim, aklım başımda değil. Varsayımlar doğruymuş. Korkum artıyor. Şimdi cevap zamanı. Cevapsız tek bir soru var. Sadece tek bir soru.

Bu arayanların ortak özelliği, hepsinin bir şekilde “zamana ihtiyacı olması ve zamanı geri almak istemesidir”. Şiirdeki ismi geçen Lucy ölmüştür. Yaşlı hademe ölmekte olduğu için gençliğine dönmek ister. Hademenin izlediği filmdeki kız, yaptığı hatayı telafi etmek için geçmişe dönmek ister. Yani o tek soru şudur: BANA BİRAZ DAHA ZAMAN VERİR MİSİN?
Zamanın buna verdiği cevap ise Genç Kadın’ın telefonları açmamasından da anladığımız üzere HAYIR’dır.
Peki zamanı geri alamıyorsak daha fazla zaman bulamıyorsak ne yapacağız?

ÇÖZÜM: KUCAKLA

Filmin finalinde yaşlı hademeyi yani Jake’in gelecekteki halini ölürken görürüz. O, ölmek üzereyken bir domuz ona yol gösterir. Domuzla arasında şöyle bir diyalog geçer.

ekran-resmi-2020-09-12-13.15.11

DOMUZ: Kaderini kabullenirsin, sineye çekersin ve yola devam edersin. Canını sıkma. Dünyada iyilik de var. Onu araman gerekse bile var.

HADEME (YAŞLI JAKE): Biz aynıyız.

DOMUZ: Yeterince yakından bakınca her şey aynıdır. Bir fizikçi olarak bunu biliyorsun. Sen, ben, fikirler hepimiz tek bir şeyiz.

Bu konuşmadan sonra Jake’in farklı bir yaşlı halini görürüz. Bu gördüğümüz, Jake’in hayalindeki finaldir. Jake burada Nobel ödülünü almıştır ve bir konuşma yapmaktadır. Jake, konuşmasına şu sözlerle başlar: “KABUL EDİYORUM, KABUL EDİYORUM, HEPSİNİ KABUL EDİYORUM.”

ekran-resmi-2020-09-12-13.15.33

Jake’in kabul ettiği şey, aslında her şeydir. Jake olanı, olacakları bütünlüğüyle kabul etmektedir. Charlie Kaufman’a göre hepimizin hayalindeki final bu olmalıdır. Yaşadığımız sıkıntıları, acıları, yaşlılığı kısaca her şeyi kabul edip onları kucaklamamız gerekir. Aynen Tasavvuf’taki gibi.

Mevlana, Mesnevi’de bu hayatı bir konuk evine; bizleri de birer ev sahibine benzetir. Bir ev sahibinin görevi nedir? Gelen konuğunu rahat ettirmek. “Ya ben bir başkasını bekliyordum, kusura bakma seni alamam.” dememek. Gelen her konuğa, yaşadığımız her olaya “hoş geldin” deyip ona kucak açmak.

İnsanın bedeni, bir konuk evine,

Çeşitli düşünceler de ayrı ayrı konuklara benzer.

Arif, o neşeli ve gamlı düşüncelere razıdır,

Adeta gariplerin hatırını hoş eden Halil Peygambere benzer.

Onun kapısı da konuğu ağırlamak için daima kâfire de açıktı,

Mümine de emin olana da açıktı, haine de.

Bütün konuklara güler yüz gösterirdi.

Mesnevi V. Cilt; 3644 – 3646

Doğan Kitap, Çeviren: Veled Çelebi, Sf. 630

Her gün, gönle gelen düşünce o gün,

Sabah çağı gelen konuğa benzer,

Ev sahibine hükmeder, huysuzlukta bulunur.

Ev sahibi olmanın şanı, konuğu görüp gözetmek,

Ağırlamak ve nazını çekmektir.

Gam fikri, neşe yolunu vurursa gam yeme.

O, hakikatte başka neşeler hazırlamadadır.


O, hayrın aslından yeni bir sevinç,

Yeni bir neşe gelsin diye evi, başkalarından sıkıca süpürür.

Mesnevi V. Cilt; 3676 – 3680

Doğan Kitap, Çeviren: Veled Çelebi, Sf. 630

Senin de gönlüne yeniden yeniye belâlar geldikçe

O belâları güle güle karşıla.

Ey yaradanım, beni o belânın şerrinden sakla bekle.

O yüzden gelecek ihsanları bana haram etme,

Beni o lütuflara kavuştur.

Mesnevi V. Cilt; 3693 – 3695

Doğan Kitap, Çeviren: Veled Çelebi, Sf. 631

JAKE’İN FİNALİ

Filmin finalinde Jake’in yaptığı Nobel konuşmasını görürüz.

JAKE: Bu ödüle layık görülmemin sebebi onlarca yıl önceki çalışmalarım. Bu uğurda fizik, metafizik ve sanrı aleminde gidip geldim. Ve kariyerimin en önemli keşfini yaptım. Hayatımın en önemli keşfiydi. Mantıksal her gerekçe aşkın gizemli denklemlerinde gizlidir. Bu gece burada olmamı sana borçluyum. Varlığımın sebebi sensin. Bütün sebeplerimsin.

Jake’in yaptığı bu konuşma “A Beautiful Mind” filminde John Nash’in yaptığı konuşmanın birebir aynısıdır. Jake’in hayalindeki final, John Nash gibi ödül almaktır. Jake, John Nash’i taklit ettiği bir final ister.

Jake, hayalindeki finalde sistemin kendisine dönüşmüştür. Kendisi olmaktansa bir taklit olur. John Nash’in taklidi. Oscar Wilde’ın dediğini bir kez daha hatırlayalım:

Çoğu kişi aslında başkasıdır. Düşünceleri, başkalarının fikirleridir. Yaşamları taklit, arzularıysa birer alıntıdır.

GENÇ KADIN’IN FİNALİ

Genç Kadın’ın finalinden daha önce bahsettim, ama burada tekrar değinmek istiyorum. Genç Kadın, o okulda hademenin kendisine uzattığı terliği almaz. Çünkü o, hademenin terliğidir. Genç Kadın yoluna bir başkası ya da bir başkasının taklidi olarak değil, kendi olarak devam edecektir.

SON SÖZLER

I’m Thinking of Ending Things (Her Şeyi Bitirmeyi Düşünüyorum), bu yılın en iyi filmlerinden biri. Charlie Kaufman’ın “şimdiye” ve “özgün olmaya” övgüsü diyebilirim. Charlie Kaufman bu filmle dans edin (yani şimdide yaşayın) ve bir başkasının terliğini giymeyin (yani sistemin sizi kendisine dönüştürmesini izin vermeyin) der.
Paralel kurgusu ve sembolik anlatımıyla anlaşılması zor bir film olan I’m Thinking of Ending Things (Her Şeyi Bitirmeyi Düşünüyorum), umarım bu yazı ile sizin için daha anlamlı hale gelmiştir.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Charlie Kaufman sinemasını incelediğim  Charlie Kaufman'ın Anlam Arayışı

Before Sunrise serisinin yönetmeni Richard Linklater Sinemasında Anlam Arayışı

Hep bir arayış içinde olan Jim Carrey'nin Anlam Arayışı

YORUM YAP

Arayış